16 Mayıs 2010 Pazar

KISA KISA 4

Sanıyorum "gerçekten neden bu kadar kurcalıyorsun?" diye başlayacaksın birazdan sen de cümlelerine.

Hayat hakkında, bildiklerin, tecrübelerin, olanlar, olacak olanlar hakkında kehanetlerde bulunacaksın.

hatta biraz daha ileri gidip benim "gerçekte" düşündüklerimi, hissettiklerimi bana anlatacaksın.

sonra o büyük soru işaretini ısıtıp önüme koyacaksın bir kere daha. hem de bu sefer üstinsan olgunluğuyla beni benden çok düşünüp benim aklımın algılama konusunda yetersiz kaldığı noktaları doldurup süsleyeceksin.

"böyle olması gerekiyor" deyip "yapılması gerekeni yapmış olmanın" verdiği huzurla kendini teselli edeceksin.

geride bi yerlerde saklı olan "onlar" ettiler,"siz" ey güzel sevgililerim, siz de bir gün edeceksiniz.

bu soruyla uğraşrken yüksek sesle verdikleri cevaplarda, hayata dair söylediklerini yine kendileri beğeniyle dinleyenlerden olmayın "SAYIN SİZ"ler.

kendime bi iyilik yapıp "ipin ucu"nu uzatsam yaşadığın "huzur"u ben de yaşar mıyım ki bundan sonra? kulağa hoş geliyor ama benim merak ettiğim başka bir konu var :

"nasıl oluyor da kurcaladığım her şey bozuluyor?"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Paylaş..